Ekonomimiz Neden Böyle Kötüye Gidiyor?

Dostlar, şikâyeti, yakınmayı, ağlamayı ve beklemeyi bırakıp elimizden ne geliyorsa onu en güzel, en dürüst ve en verimli bir şekilde yapacağız ki faturalarımızı ödeyip huzur bulalım. Ömrümüzü şikâyet ederek ve üzülerek bir yere gelemeyeceğimizi millet olarak öğrendik. Hükümet ile Tanrı arasında gelgit yapmaktansa onlardan ummak yerine, öyle görünüyor ki yaşımız ne olursa olsun çalışmaktan başka bir alternatifimiz yok. Duayla, sinirle, küfürle, başkalarını suçlamayla bir yere gelinmediğini artık hepimiz kanaat getirdik, sanırız.

Ülkemizdeki ekonomik sıkıntılarımızın yanlış yöntemlerle ele alınmasından kaynaklanan nedenlerin yanı sıra, bireysel, aile ve toplum harcamalarımızın artması; günlük ihtiyaçlarımızın beklenmedik harcamalara neden olması; ayrıca ülkemizdeki üretimimizin düşmesi; sorumsuzca tüketilen ürünlerin ve diğer ihtiyaçların fiyatlarının artması; ve yurdumuzdaki bananecilikten kaynaklanan nedenlerin getirdiği toplumsal kaostur. Toplum olarak Batı’ya olan düşkünlüğümüz, kendimizi sürekli başkalarıyla kıyaslamamız, ekonomi ve sosyal açıdan bakamayacağımız rakamlarda çocuk yapmamız ve fakir olmamız başlıca nedenlerindendir. Artık bütün bunlara son vererek, her konuda akılcı kararlar alıp dengeli bir toplum haline gelmemizde fayda var. Lütfen bilin ki bizim bizden başka ne bir dostumuz ne de bir koruyanimiz vardır.

Şu an 70’li yıllarını şimdiki yıllarla kıyaslamayı bırakın!

O yıllarda, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, ev telefonu, cep telefonu, internet, çoğu evde araba ya da doğal gazla çalışan ısıtıcılar ve soğutucuların getirdiği ekstra faturalar yoktu! Sobalarımızda dağlardan, bağlardan, çöplerden topladığımız odunları, çöpleri, eskilerimizi ve ne bulursak yakardık! O ailə neeredey se, kışıni bedavaya gətirdi! Yani demek istediğimiz, harcamalarımız çok arttı; sadece aile başına değil, artık o ailedeki kişi başına da! 70 ırklı ülkemizde 70 türlü millet yoktu; bir Türk vardı, bir de Kürt vardı ama şimdi Ukraynalıdan, Afrikalından, Avrupalıdan, Çinli’den, İranlıdan, Kazakistanlıdan, Rus’tan vs. 70 millet yaşıyor Türkiye’de! He millet kendi ekonomisini, problemlerini ve kültürünü birliğinde Türkiye’ye girdi! Bu kadar değişik milletin ülkemizde yaşaması maalesef ekonomimizin kötüye gitmesine ekstra bir katkı oldu; çünkü Türkiye, Almanya gibi fabrikalaşmış bir ülke değil. Bize bile yetmeyen işgücünü ülkemize gelen bu yabancılarla paylaşmak zorunda kaldık! Her ülkede yaşayan yabancılar daha çok düşük ücretle çalıştıkları için, bu durumun o ülkenin vatandaşlarına iş bulmada sıkıntılara yol açtığı hepimiz tarafından biliniyor.

Alternatifiniz

Ülke liderleri bu konuda bir çözüm bulana kadar bir iş bulun, bir iş yaratın, işinizi satın ya da yeni bir iş satın alın, başka işlere ortak olun, kendi işinize ortak olun, yeni bir işyeri açın, icat edebileceğiniz bir şey varsa onun üzerinde çalışın. Yani boş kalmayın, dostlar!

Sekiz çocuğum var. Geçinemiyoruz!

Bazen sokak röportajlarında “sekiz çocuğum var, geçinemiyoruz”, “altı çocuğum var, geçinemiyoruz”, “dört çocuğum var, geçinemiyoruz” diyen insanları çokça görürsünüz. Benim kendi babamın evlendiği kadının vefat etmiş eşinden kalan 3 çocuğu vardı. Babam da kendisi 2 tane daha çocuk yaptı. Ve o, eşi vefat edince babam yeni bir bayanla evlenmiş ve ondan da tam 9 çocuk daha yaptı! Babamızın hiçbir mesleği yoktu; hayatı boyunca çiftçilikten başka hiçbir işten de anlamazdı! İki yumurta kırıp menemeni bile yapamayacak kadar yeteneksizdi. Ve doğuda olan köydeki topraklarını çalıştırmadığından, Türkiye’nin batısına taşındı; 10 kadar çocukla birlikte, şehirde çalışabileceği hiçbir mesleği olmadığı için bütün hayatını kahvehanelerde geçirip, bebek yaşta çocuklarını köle gibi çalıştırdı ve onların sırtından 52 yaşına kadar geçindi, sonra olup gitti! Bu babamız ve eşi olan annemiz hayatları boyunca “benim 12 çocuğum var, geçinemiyoruz, Allah yardım etsin, hükümet yardım etsin, ülke yardım etsin” diyerek hem kendi hem de bizim hatalarımızı bitirdiler.

Evlatlarınızı köleleştirmeyin!

Babamız olacak adam, annemiz olacak kadın ölmeden önce de hâlâ temiyormuş gibi yeni bir bebek yaptılar!  Anlayacağınız, hiç boş durmadılar! Bizleri bebek yaşta çalıştırıp köleleştirdiler. Annemiz mesleksiz bir ev kadınıydı, babam ise mesleksiz ve yeteneksiz bir adamdı. Hayati boyunca ilk defa bir lokantada iş buldu ve bir hafta sonra kovuldu, çünkü masaları bile temizlenmeyecek kadar yeteneksizdi! Dostlar, kendi hatalarınızı ne hükümetinize ne ulkenize ne de tanrınıza yüklemeyin; ama sadece kendinizde arayın! 12 çocuk yapıp bakamayacağınıza, 8 çocuk yapıp bakamayacağınıza, 6 çocuk yapıp okutamayacağınıza, 4 çocuk yapıp geçinemiyoruz diyeceğinize 1 ya da 2 çocuk yap, gül gibi geçinin! Hem kendinizi hem de o iki çocuğunuzun geleceğini kurtarabilirsiniz!